Psikolog Kimdir, Psikoterapi Nedir?

“Şimdi sen psikolog musun psikiyatrist mi? İlaç yazabiliyor musun? Mezun ol ilk hastan benim.”

Lisans ve meslek hayatımda duyduğum sorulardan yalnızca birkaçı. Türkiye’de ne yazık ki ruh sağlığı alanı kafa karıştırıcı bir şekilde çeşitli uzmanların yetkinlik alanlarına tanımlıdır. Bu yazımda, bu ruh sağlığı uzmanlarını aldıkları eğitime ve alana yaklaşımlarına göre ele alacağım.

Psikolog, üniversitelerin Sosyal ve Beşeri bilimler fakültelerinde 4 yıllık lisans eğitiminden sonra bu unvanı hak ederler. Ardından çeşitli alanlardaki yüksek lisans eğitimlerine göre uzmanlık unvanlarını alırlar. Daha çok kişilik, psikopatolojiler, psikolojik bozukluklar ile ilgilenen psikologlar Klinik Psikoloji ya da Aile Danışmanlığı üzerine yüksek lisansını tamamlar ve ofis açma yetkisi kazanırken bundan önce de belirli terapi ekolleri üzerine aldıkları uygulayıcılık eğitimleriyle kendilerini “Psikoterapist” olarak yetiştirebilirler.

Psikiyatrist, tıp eğitimini tamamladıktan sonra Ruh Sağlığı ve Hastalıkları alanında uzmanlaşan hekimdir ve insan psikolojisini, ruh sağlığını biyolojik açıdan ele alır ve tedavi yöntemlerinin başında psikiyatrik ilaç reçetelemek gelir. Belirli terapi ekollerinde uzmanlaşan psikiyatristler de kendilerini psikoterapist olarak yetiştirip tedavi yöntemlerine ekleyebilirler.

Psikologların Psikiyatri Doktorlarından farkı, lisans eğitiminde “psikofarmakoloji” dersi almış ve ilaçlara hakim olsa da psikiyatrik ilaç reçetelememesi ve insan davranışına biyolojik temelleri yadsımadan sosyal, çevresel ve psikolojik etmenlerle bir bütün olarak anlamaya çalışmasıdır. Her iki uzman birlikte ve koordineli çalışabilir ve herhangi biri için ötekinden daha yetkin diyemeyiz.

Alanın uzmanları “konuşarak tedavi” den de öte, bilimsel geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış yöntemlerle danışanın getirdiği problem üzerinde çalışırlar.

İnsan, doğası gereği sosyal hayatında ilişkisel sorunlar yaşayabilen, bireysel anlamda zihninde çözemediği zorlantılarla karşılaşabilen bir canlıdır. Bazen tüm bu anlamlandıramadığı süreçler için, yaşadığı şeye uzaktan bakabilmek adına bir profesyonele danışma ihtiyacı duyabilir. Bu noktada kalıp yargılara takılmadan, “Sadece hastalar terapi alır.” önyargısına yenilmeden kendini anlamaya ve değişime açık olup yargılanmaksızın tüm sorunlarını, yaşadıklarını konuşabileceğimiz uzmana başvurarak hem kendi psikolojik iyilik halimiz hem de yakın çevremiz için en doğru adımı atmış oluruz. Bu süreçte de maksimum verimi alabilmek adına doğru ve yetkin uzmanı seçmeye dikkat etmeli, mutlaka Psikoloji Lisans diploması olan bir Psikoloğu seçmeliyiz.


Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Başa dön tuşu